17. MİLLİ EĞİTİM ŞURASI

g
  1. ŞÛRA PROGRAMI

  2. ŞÛRA YÖNETMELİĞİ

  3. ŞÛRA HAZIRLIK DOKÜMANI(ARAŞTIRMA RAPORLARI)

  4. ŞÛRA ÖN KOMİSYON RAPORLARI(HAZIRLIK DOKÜMANI)

  5. ŞÛRA ÖN KOMİSYON RAPORLARI(İNGİLİZCE)

  6. ŞÛRA HAZIRLIK DOKÜMANI (BÖLGE KOMİSYON RAPORLARI)

  7. PROTOKOL KONUŞMALARI

  8. KOMİSYON LİSTELERİ

  9. ŞÛRA KARARLARI

  10. AFİŞ

  11. LOGO

  12. GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MİLLİ EĞİTİM ŞÛRALARI

Fotoğraf Galerisi

ON YEDİNCİ
MİLLÎ EĞİTİM ŞÛRASI


SUNUŞ

Türk Millî Eğitim Sistemi açısından Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren düzenlenen millî eğitim şûralarının önemi herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. İlk kez, 1921 yılında Maarif Kongresi adıyla Ankara’da düzenlenen ve Atatürk’ün bizzat cepheden gelerek açılışını yaptığı millî eğitim şûraları; 1923,1924 ve 1925 yıllarında toplanan Heyet-i İlmiye çalışmaları ile devam etmiştir. Bugünkü adıyla millî eğitim şûralarının ilki ise 1939 yılında yapılmıştır.

7 yıl aradan sonra, 13-17 Kasım 2006 tarihlerinde düzenlenen 17. Millî Eğitim Şûrasında eğitim sistemimiz, kademeler arası geçişler, yönlendirme ve sınav sistemi ile küreselleşme ve AB sürecinde Türk eğitim sistemi boyutlarıyla değerlendirildi. Şûrada, her biri kendi alanının uzmanı olan katılımcılar, millî eğitimimizin sorunları ile ilgili görüşlerini demokratik bir ortamda dile getirme olanağı buldular.

Davet edilen yaklaşık 850 kişinin tamamına yakınının onurlandırdığı şûraya katılanların % 14.55’i tabii üyelerden, % 36.49’u MEB mensubu resmî-özel kuruluş temsilcilerinden, % 17.09’u akademisyenlerden, % 10.97’si sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden, % 10.97’si diğer kamu kurumları temsilcilerinden, % 6.24’ü yerel yönetim temsilerinden ve % 3.70’i de yurt dışından gelen temsilcilerden oluşmuştur. 17. şûra daha önce yapılan şûralarla karşılaştırıldığında, akademisyenlerin ve eğitim bilimleri uzmanlarının oransal olarak en yüksek oranda temsil edildikleri bir şura olmuştur.

Eğitimle ilgili model arayışlarında, alışılmış neden sonuç ilişkilerini ileri sürerek yapılan değerlendirmeler eğitim adına çözümler üretmeyi engellemektedir. Eğitimin niteliğiyle ve niceliğiyle ilgili sürdürülebilir iyileştirmeleri sağlamak istiyorsak basit neden sonuç ilişkilerinin dışına çıkmak zorundayız. Şûrada alınan kararları da bu şekilde değerlendirmemizde yarar vardır.

Eğitim sistemimizin aksayan yönlerini düzeltmeye yönelik sıkça tekrarlanan önerilerin şura kararı haline getirilmesi çok önemlidir. Dolayısıyla bu şurada da yıllardır dile getirilen önemli eğitim sorunlarının çözümü için önerilerin sunulmuş olmasını şûranın önemli bir başarısı olarak görmek gerekir.

Şûraya katılan değerli üyeler, Atatürk’ün işaret ettiği yol ve odaklandığı amaçlar doğrultusunda çalışmalarını başarıyla tamamladılar ve eğitim sistemimizin geleceğine yön verecek nitelikte gerekli önerileri sundular. Talim ve Terbiye Kurulu olarak görevimiz, eğitim sistemimizi geliştirecek uygulanabilir nitelikte olan kararların hayata geçirilmesi için yapacağımız çalışmalarla devam etmektedir.

Büyük Önder Atatürk’ün, “En mühim ve feyizli vazifelerimiz, millî eğitim işleridir. Millî eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin hakiki kurtuluşu ancak bu suretle olur.” sözlerinin ışığı altında, 17. Millî Eğitim Şûrası kararlarının milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

 Saygılarımla.

Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı

Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı © 2008  hakları saklıdır.