|
Hayatın her alanında ve her zaman
gerçekleşen bir süreç olan eğitim sadece
okullar ile sınırlı
olmayıp okul dışı
kurumlarda da devam eden bir etkinlik
olarak görülebilir. Okullar gibi
kütüphaneler, tarihî mekânlar,
şehitlikler, müzeler, çeşitli kurum ve
kuruluşlar da eğitim sürecinin önemli
bir parçası hâline gelebilir. Bunlar
arasında özellikle müzeler, eğitim
öğretim sürecini etkinleştiren ve
zenginleştiren kurumlar olarak görülüp
değerlendirilebilir.
Ülkemizde müzelerden eğitim amacıyla
yararlanmanın oldukça eskilere uzanan
bir geçmişi vardır. Nitekim 1868 yılında
Galatasaray Lisesinde ilk olarak okul
müzesi kuruldu. Daha sonra 1930’da
Bursa’da bir ilkokulda ve bir lisede de
birer okul müzesi açıdı. 1958’de
öğretmenler için müze el kitabı
çıkarıldı. Bütün bunlar, müze-eğitim
ilişkisinin ülkemizde oldukça eskilere
dayandığını göstermektedir. Buna rağmen,
günümüze kadar müzelerin eğitimde
kullanılması pek gündeme gelmemiş, buna
yönelik ilke ve politikalar
geliştirilememiştir.
Müzelerin eğitim
öğretim amacıyla kullanılması birçok
açıdan yarar sağlayacaktır. Her şeyden
önce müze, eğitim öğretimde yaşayarak
öğrenme ilkesinin gerçekleşmesine
müsait bir ortam sunar. Bu ortamlarda,
öğretimde yaşayarak ve gözleyerek
öğrenme gerçekleşeceği için
öğrenilenlerin daha kalıcı olması
sağlanacak, dolayısıyla öğrencilerin
motivasyonu da
canlı
tutulmuş olacaktır.
Müzelerde somut nesnelerden
esinlenerek drama, hikâye anlatma ve
sanatsal çalışmalar yapılabilir.
Geçmişte yaşamış önemli kişiler ve
yaşanmış olaylar canlandırılarak
öğrencilerin tarihsel empati kurma ve
kanıt kullanma becerileri
geliştirilebilir. Bu sayede öğrencilerde
zamanı ve mekânı daha iyi algılama
becerisi geliştirilebilir.
Müzeler hem fen hem de sosyal bilimler
alanlarına (tarih, sanat tarihi,
coğrafya, resim, sosyal bilgiler vb.)
ait derslerde kullanılabilecek somut
materyalleri, tarihî eserleri bünyesinde
barındırmaktadır. Bu yönüyle müzeler,
özellikle sosyal bilimler alanında bir
uygulama laboratuvarı işlevine sahiptir.
Müzeler sanat eğitimi açısından da
önemli işlevler üstlenebilirler. Müze
ile eğitim, öğrencilerimizde sanat
sevgisinin oluşmasında,
yaratıcılıklarının ortaya çıkıp
gelişmesinde önemli katkılar
sağlayabilir.
Sürekli aynı ortamda, durağan bir
şekilde bulunan öğrenciler müzelerde
farklı etkinliklerde bir araya gelerek
birbirlerini ve kültürel değerlerini
daha iyi tanıma imkânı ve kaynaşma
fırsatı bulabilirler. Bu yönüyle müzeler
sadece öğretim programına destek olmakla
kalmaz, bireylerin toplumsallaşmasına,
daha kültürlü ve birikimli hâle
gelmesine de katkıda bulunabilir.
Müze ile eğitim sürecinde öğrenciler
gözlem yapabilir, objelerle algılar
yoluyla ilgi kurabilir, düşünce ve
duygularını daha kolay ifade edebilir,
müzenin bakış açısını, barındırdığı
mesajı anlamlandırabilir, kültürel
değerleri ve yaşamı paylaşmaya, gerçeği
anlamaya daha istekli olabilir. Böylece
müze eğitimi öğrencilerin geçmiş, bugün
ve gelecek arasında bağ kurabilmelerine;
kültürel varlıkları, tarihî eserleri
anlama ve korumalarına, daha hoşgörülü
olmalarına katkı sağlayacaktır.
Ülkemizde müze ziyareti bilincinin
fazla geliştiği söylenemez. Ancak birkaç
müze –öğrenciler ve turistler dâhil-
bir milyonu aşkın kişi tarafından
ziyaret edilmektedir. Bunlar dışında
oldukça değerli koleksiyonlara sahip
birçok müzemiz, barındırdıkları
eserlerin değeriyle kıyaslanamayacak
derecede az sayıda kişi tarafından
ziyaret edilmektedir. Eğitim sürecinde
müzelerden etkin bir biçimde
yararlanılması, bu olumsuzlukların
giderilmesine katkıda bulunacaktır.
Bu çerçevede eğitimi ve öğretimin
niteliğini sürekli bir şekilde
geliştirme gayretinde olan Talim ve
Terbiye Kurulu olarak müzelerle eğitim
ve öğretimi bütünleştirmek istiyoruz. Bu
amaçla aşağıdaki çalışmaları yapmayı
planlamaktayız:
·
Müze eğitimi sürecinde rol
alacak kişilerin özel bir uzmanlık
eğitiminden geçirilmesi amacıyla hizmet
içi eğitim çalışmaları düzenleyerek
öğretmenlere müzelerin ve buralarda
bulunan materyallerin eğitim sürecinde
nasıl kullanılabileceğine yönelik bilgi
ve beceriler kazandırmayı ve bu eğitim
sürecini başarı ile tamamlayan
öğretmenlere müze eğitimcisi sertifikası
verilmesi düşünülmektedir.
·
Eğitim sürecinde
müzelerden daha aktif ve verimli bir
şekilde yararlanılabilmesi için;
üniversiteler, Vakıflar Genel Müdürlüğü
ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile
ortaklaşa çalışma yaparak öğretmenler
için müze eğitimi el kitabı hazırlamayı
planlamaktayız.
·
Müze eğitimi ile ilgili
çalışma yapan komisyon, kurul vb.
örgütlenmelerde müze temsilcilerinin,
arkeologların ve ilgili sivil toplum
örgütlerinin de yer alması
sağlanacaktır.
·
Eğitimde müzelerin kullanılabilmesi için
müze yönetimi ile okul yönetimleri
arasındaki kopukluk giderilmelidir.
Bunun için de okullarda ve müzelerde bu
kurumlar arasında iletişimi sağlayacak
birimler oluşturulması zorunluluktur.
Gerek bu konuda gerekse müzelerin
eğitimde verimli kullanılmasına yönelik
diğer konularda gerekli mevzuat
değişikliklerini yapmayı planlamaktayız.
·
Eğitimde müzelerden
verimli bir şekilde yararlanılabilmesi
için pilot okullar belirlenecektir.
Buralarda görev yapan öğretmenler
(özellikle tarih, sanat tarihi,
coğrafya, sosyal bilgiler, resim
branşında olanlar) kendi alanlarına ait
derslerin öğretim programlarında yer
alan konuların işlenişinde müzelerdeki
materyallerden nasıl
yararlanılabileceğine dair raporlar
hazırlayacaklardır.
·
Talim ve Terbiye Kurulu
Başkanlığımız özellikle tarih, sanat
tarihi, coğrafya, sosyal bilgiler, resim
vb. branşlara ait programları yeniden
gözden geçirmeyi planlamaktadır. Bu
süreçte Başkanlığımız, pilot okullardan
gelen verilerden de yararlanarak öğretim
programlarının hangi ünite ve
konularında müzelerden yararlanılacağını
tespit edip buna yönelik gerekli
düzenlemeleri de yapacaktır. Konuyla
ilgili etkinlik, ilke ve
ilişkilendirmelere programlarda da yer
verecektir. Ayrıca ders kitaplarında
müzelere ilgiyi artıracak görsel ögelere,
tarihî değer taşıyan bilgi ve belgelere
daha fazla yer verilmesi
öngörülmektedir.
·
İl millî eğitim
müdürlüklerimizce, Kültür ve Turizm
Bakanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü
ile iş birliği yapılarak ülkemizde yer
alan açık ve kapalı müzelerin tam
listesi ve adresleri alınıp bunların ilk
ve ortaöğretim kurumlarına olan
yakınlıkları belirlenecektir. Öncelikle
müzelere yakın okulların, buralardan
azami derecede faydalanmasına yönelik
çalışmalar yapılacaktır. Açık ya da
kapalı müzelere uzak olan okulların ise
yılda en az bir kez buralara eğitsel
amaçlı geziler düzenlenmesi
planlanmaktadır. Ayrıca müze eğitimine
ve buralara yapılan eğitim amaçlı
gezilere uluslararası standart
getirilmesine yönelik çalışmalar
başlatılacaktır.
·
Eğitimde müzelerden
verimli bir şekilde yararlanmak için
yerel yönetimlerin ve sivil toplum
kuruluşlarının desteğinin alınması da
bir gerekliliktir. Bunun için il millî
eğitim müdürlüklerimizin, yerel
yöneticilerle ve sivil toplum
örgütleriyle iş birliği yapması
sağlanacaktır. Örneğin, belediyelerin
billboardlarda ücretsiz müze tanıtımı ve
reklamlarına yer vermesi, öğrencilerin
müze ziyaretlerine ücretsiz araç tahsis
etmesi için çalışılacaktır.
·
Müzelerden doğrudan
yararlanma imkânı olmayan okullarımızda
okuyan öğrencilerimizi de müze
eğitiminden yararlandırmak için Vakıflar
Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm
Bakanlığı ile iş birliği yapılarak
müzelerde bulunan tarihî varlıkların ve
sanat eserlerinin sanal ortama
aktarılmasını planlanmaktadır. Böylece
okulların ve öğrencilerin gerek internet
yolu ile gerekse bu amaçla hazırlanmış
CD ve slaytlar aracılığıyla müze
eğitiminden yararlanmalarını
amaçlamaktayız.
·
Başta internet olmak üzere
çeşitli iletişim araçları ile başka
ülkelerdeki önemli müzelerle de bağlantı
kurulması, buralarda bulunan tarihî
varlıkların, bilgi, belge ve eserlerin
de slayt, projektör, CD, sinevizyon vb.
aracılığıyla öğrencilerimize tanıtılması
planlanmaktadır.
·
Müzeleri hem okulların
tamamlayıcı bir unsuru hem de eğitim
sürecinin aktif parçası hâline getirmek
için Kültür ve Turizm Bakanlığımızla
beraber bir dizi çalışma
başlatılacaktır. Örneğin, müzelerin bir
bölümünün amfi, seminer salonu veya
sınıf ortamı hâline getirilerek
okullardaki derslerin bir kısmının
müzelerde verilmesi düşünülmektedir. Bu
bağlamda “tarih”, “sanat tarihi” “sosyal
bilgiler” “resim” gibi derslerin zaman
zaman müzelerde işlenmesi
öngörülmektedir. Ayrıca başka
müzelerdeki eserlerden de
faydalanılabilmesi için buralarda
internet erişim imkânları, slayt, CD,
projektör ve benzeri materyallerin hazır
hâlde bulundurulması planlanmaktadır.
·
Müzeler Haftasında
okullarımızda müze gezilerinin yanı sıra
şiir, resim ve kompozisyon yarışmaları
düzenlenecektir. Müzelerdeki tarihî
eserlerin minyatürleri veya kopyalarının
okullarımızda sergilenerek
öğrencilerimizin müzelere ilgisinin
artırılması sağlanacaktır.
·
Okul çağındaki
öğrencilerimizin istemeden de olsa
müzelerdeki eserlere zarar
verebilecekleri göz önünde
bulundurularak bunu önlemek için
öğretmenlerimiz müze görevlileri ile
sıkı bir iş birliği içinde çalışacak,
öğrencilerimizi bu konuda
bilinçlendireceklerdir.
·
Öğretmen yetiştiren
fakültelerin, programlarında müze
pedagojisi, müze ile eğitim ve müzede
eğitim alanına ilişkin derslere de yer
vermesi; öğrencilerini bu konuda
hem pratik hem de teorik açıdan eğitmek
için müzelerle iş birliğine gitmesi için
Yüksek Öğretim Kurumları ve Kültür ve
Turizm Bakanlığı ile iş birliği yapmayı
planlamaktayız.
·
Öncelikle tarihî geçmişi
olan okullardan başlamak üzere
Bakanlığımıza bağlı ilk ve ortaöğretim
kurumlarında okul müzeleri kurulması da
planlanmaktadır. Bu müzelerde okulların
tarihçesi, ünlü mezunlar köşesi, okul
tarihinde eğitim öğretimde kullanılan
araç gereçler, yıllıklar, resim ve
fotoğraflar, kitaplar vb.
sergilenecektir. Fiziki şartları uygun
olan okullarımızda tarihî sınıf
ortamları oluşturulacaktır. Buralarda
sergilenecek araç gereçlerin, tarihî
değer taşıyan öğretim materyallerinin
temini için okulun eski mezunlarından ve
çevre sakinlerinden de yardım
istenecektir. Bu gerçekleştiğinde bir
çok okul bir misyon ve değer kazanacak,
marka hâline gelecektir.
Ülkemiz, pek çok medeniyete beşiklik
yapmış, zengin bir tarihî ve kültürel
birikime sahip coğrafyada yer
almaktadır. Bu nedenle yurdumuzda açık
ve kapalı, değişik işlevlere sahip çok
sayıda müze bulunmaktadır. Ancak bu
müzelerin çoğunun atıl durumda olduğu da
bilinen bir gerçektir. Bu durum
değişmelidir; müzeler birer tapınak gibi
saygın, dokunulmaz, sadece turistik
amaçla ziyaret edilen, daha çok da
yabancı ziyaretçilere ve elit kesime
hizmet veren birer kültür kurumları
olarak kalmamalıdır. Ayrıca müzeler,
sadece tarihî değerlerin korunduğu
yerler olmaktan çıkarılmalıdır; bunun
yanında birer eğitim merkezleri işlevini
de üstlenmelidir. Tüm bunları dikkate
aldığımızda müze ile eğitim anlayışının
hayata geçirilmesini eğitimimiz için
önemli bir adım olarak görmekteyiz.
|